ANASAYFA   I   İLETİŞİM

Dyt. HÜLYA ÇAĞATAY   I   HABERLER   I   BASINDAN   I   SORU&CEVAP   I   HESAPLAMALAR

Dyt. HÜLYA ÇAĞATAY

Öğretmen anne ve babanın ikinci kızları olan Hülya ÇAĞATAY 1981 yılında çok bağlı olduğu memleketi Rize'de doğdu. İlk ve orta öğretimini Rize'de tamamlayarak babasının ısrarı üzerine Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'ne girerek meslek hayatına ilk adımını attı.

Yeme Davranışı Bozuklukları

Günümüzde farkında olmadığımız ve ciddi sağlık problemlerine neden olabilen hatta ölümlerle bile sonuçlanabilen yeme davranışı bozuklukları belki de çevrenizde birçok kişide kendini göstermektedir.

Meme Kanserinde Beslenme

Meme kanseri dahil tüm kanserlerde muhakkak beslenme ana nedenlerden biridir. Kanser birçok nedene bağlı ortaya çıkan çağımızda sık görülen bir hastalıktır. Beslenme alışkanlıklarımız yanlış ise, zararlı besinleri tüketiyorsak vücudumuzda serbest oksijen radikalleri denilen bazı yan ürünler ortaya çıkar ve bu radikaller zamanla DNA yapısında bozulmaya yol açarlar.

Merak Edilenler

Vücudumuzun savaşçıları antioksidanlar Stresli yaşam, zararlı besinler, hava kirliliği, sigara gibi birçok etkenin bedeninize vereceği zararları en aza indiren ve bazen yok eden bu savaşçılar besinlerin içinde saklı.

 

Başarı Hikayeleri

Çok Yakında...

 

Beslenme

Dengeli Beslenme
Obezite Tedavisi
Bebek Beslenmesi
Sporcu Beslenmesi
Hastalıklarda Beslenme

 

Hesaplayın

Kalorimetre
İdeal Kilo Hesabı
Bazal Metabolizma
Vücut Yağ Oranı
Kalori/Protein İhtiyacı

 

SAĞLIKLI ZAYIFLAMA ve MERAK EDİLENLER

Sağlıklı Beslenme ve Diyet

"Zayıflama tedavileri bir buçuk aylık tedavilerde yapılmakta (7 görüşme) ve bir buçuk ayın sonunda koruma diyeti verilmektedir. Hasta bir ay sonra tekrar kilo takibine alınmaktadır. Bir buçuk aylık sürede ortalama 6-8 kg verilmesi sağlanmaktadır."

Beslenme, anne karnından hayatın sonuna kadar büyüme, yaşamın sürdürülmesi ,sağlığın korunması ve mutlu bir ömür geçirilmesi için gerekli olan etmenlerin başında gelir.Yetersiz ve dengesiz beslenme çocuklarda büyüme gelişme geriliğinden raşitizme, hamileler, düşüklerde, diyabete, diş çürümeleri, saç dökülmeleri, kalp damar hastalıklarından şişmanlığa birçok hastalığın oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Beslenmedeki hatalar birçok hastalığı oluşturmanın yanı sıra hastalıkların tedavisinde de , hastalığa uygun bir beslenme ve diyet tedavisinin sağlanması için ön koşuldur.

bu nedenle merkezimizde çocuk beslenmesinden hamile takibine, diyabet, kolesterol vs. gibi hastalıklarda diyet tedavisi uygulanmaktadır.

Toplumumuzda sık rastlanan ve dünyada ölüm nedenleri konusunda birinci sırayı alan şişmanlık konusunda da diyet tedavileri uygulanmaktadır.

Merkezimize başvuran hastalarımız ile detaylı görüşmeler yapılarak kilo alınmasına neden olan etmenler tespit edilip, bu etmenlerin ortadan kaldırılması ve verilen kiloların tekrar geri alınmaması için, hasta ile birebir iletişim ile eğitim verilmektedir.

Aynı zamanda bir beslenme bozukluğu hastalığı olan zayıflık da kilo alma diyetleri ile aynı şekilde takip edilmektedir.

Zayıflamada her bireyin yaşam koşulları, fiziksel aktivitesi, beslenme alışkanlıkları dikkate alınarak KİŞİYE ÖZEL DİYET HAZIRLANMASI ŞARTTIR.

Şişmanlık (Obezite)

Şişmanlık günümüzde sık rastlanan ve giderek artan ciddi bir sağlık sorunudur.

Besinlerle alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması nedeniyle vücutta yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Şişmanlık, diyabet, kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, kolesterol, solunum ve sindirim sistemi hastalıkları, kemik ve eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, karaciğer ve safra kesesi hastalıkları vb. gibi birçok rahatsızlığa zemin hazırlar.

Son zamanlarda şişmanlığın daha sık görülmesi, eğitim seviyesinin artması hatta medyanın da zayıf kişileri özenilecek modeller olarak lanse ederek sık sık gündeme getirmesiyle güzel anlayışın değişmiş, zayıf olmak özellikle kadınlarda mecburiyet haline gelmiştir.

Daha sağlıklı ve uzun bir yaşam ve ideal görünüm için diyet uzmanı kontrolünde hazırlanmış yeterli ve dengeli beslenme programı şarttır. Gelişi güzel hazırlanmış diyetleri uygulamak geri dönüşü olmayan önemli hastalıklara sebep olabilir.

Zayıflama uğruna sağlığınızla oynamayın. Unutmayalım ki düzenli diyet uygulamadan hangi yöntem uygulanırsa uygulansın zayıflama sağlanamaz. Kısa dönemli diyetlerle zayıflansa bile verilen kilolar geri alınır.


Antioksidanlar

Vücudumuzun savaşçıları antioksidanlar

Son zamanlarda çok duymaya başladığımız antioksidan kelimesi hayatımızın tam ortasında yer alamaya başladı. Bunun birinci nedeni artık çok bilinçliyiz ve sağlıklı yaşamanın sırlarını çözdükçe yaşam kalitemizin arttığını biliyoruz. Peki antioksidan nedir? Antioksidan vücudumuza dış etken yada iç etkenlerle giren yada oluşan zararlı maddelerle savaşan askerlerimizdir. Stresli yaşam, zararlı besinler, hava kirliliği, sigara gibi birçok etkenin bedeninize vereceği zararları en aza indiren ve bazen yok eden bu savaşçılar besinlerin içinde saklı. İşte en büyük antioksidan etkiye sahip 10 savaşçı besin !


Kivi :yüksek c vitamini içermektedir, en iyi c vitamini kaynağı olarak görülebilir. Aynı zamanda gözler ve cilt için gerekli olan a vitaminini de oldukça yüksek oranda içermektedir. Günde 2-3 tane kivi tüketerek soğuk algınlıklarından korunabilir aynı zamanda yoğun antioksidan almış olursunuz. Hastalıklardan korunmada ve cilt sağlığında olumlu etkiye sahiptir.


Elma :vitamin ve minerallerden zengin elma aynı zamanda kabuğu ile yenildiğinde yoğun lif içermektedir.
Kabuklarıyla tükettiğinizde kabızlığı önler. İçerdiği potasyum ile krampları önlerken dolaşımı düzenleyerek kilo vermenizi destekler.



Nar : yoğun antioksidan içeriklidir, bu özelliğini içeriğindeki polifenollerden alır. Bağışıklığı güçlendirir ve aynı zamanda vücutta yer alan zararlı bileşikler serbest radikallerle savaşır

Somon : ithal olarak ülkemizde bolca bulunan somon balığı yüksek oranda omega 3 içermektedir. Omega 3 yağ asitleri vucutta üretilmez ve bu nedenle mutlaka dışarıdan alınmalıdır.
Kan yağlarını düşürür, buna bağlı olarak koroner kalp hastalığı risklerini azaltır.



Böğürtlen : içeriğindeki antioksidan etki gösteren ellagic asit bulunur. Bağışıklığı güçlendirir, toksinlerin atılmasına yardımcı olur, aynı zamanda kanserden koruyucu etkiye de sahiptir



Brokoli : Güçlü antioksidanlar vitamin c ve beta karoten açısından oldukça zengindir. Aynı zamanda çok iyi bir lif kaynağıdır. Etken maddeleri bakımından hafif buharda pişirme veya çiğ tüketilmesi daha yararlıdır.
Kabızlığı önler, bağışıklığı güçlendirir. Yoğun antioksidan içeriğiyle bağışıklığı olumlu etkilerken detoks yapmanıza da yardımcı olur.



Acı kırmızı biber : içeriğindekapsisinoidler ve uçucucu yağlar aynı zamanda karatenoid pigmentler bulundurur.
Sigaranın akciğere verdiği zararı azaltır ve yoğun antioksidan içeriğe sahiptir, dna kırılmasını engeller. Bunun yanı sıra metabolizma hızına olumlu etki etmektedir.



Kara üzüm :İçeriğinde resveratrol bulunmaktadır, güçlü bir antioksidandır.
Kalp sağlığını destekler, kanserden korur, immün sistemi güçlendirerek hastalıklara karşı direnç sağlar. Cilt sağlığına destektir. Mükemmel bir detoks içeceğidir.



Domates : içeriğinde çok önemli bir antioksidan olan lycopene barındırır.
Bir çok bilimse çalışma mevsiminde tüketilen domates ve domates içerikli salça vb. gıdaların bazı kanser çeşitlerinden koruduğunu göstermiştir. Aynı zamanda antioksidan içeriği ile zararlı bileşiklerden vucudu korumaktadır.



Yaban mersini: içeriğinde çeşitli flavonoidler bulunmaktadır.
Vucutta oluşan ödemin atılmasına yardımcı olmaktadır, dolayısıyla lenfödemi önler. Kilo vermede veya antioksidan olarak günde 1 avuç tüketimi yararlıdır.


Emzirme Döneminde Beslenme ve Diyet

Gebelik sonrası kilo vermek çok daha kolay


Hepimiz doğumla birlikte aldığımız kiloları vermenin daha zor olduğunu düşünürüz, hâlbuki tam aksi söz konusudur. Çünkü emzirmek kilo vermeye birebir yardımcı olan bir etkendir. Bir kadın emzirme esnasında ortalama 100-200 kalori yakar ki bu enerji 30 dk yürümek ile hemen hemen aynıdır. Bu durumu avantaj haline getirip biraz beslenmenize dikkat ettiğinizde gebelik sonrası kilolardan kurtulmak çok kolay olacaktır.

Elbette burada asıl önemli olan diyet yapmak için doğru zamanın ne olduğudur. Emzirmenin ilk 6 ayında çok ağır bir diyet yapılamaz fakat doğumdan itibaren doğru bir beslenme ile kilo kaybınız başlar. Bu noktada mutlaka bir diyetisyen gözetimde olmanız çok önemlidir, böylece hem kilo verir hm süt kalitenizi artırabilirsiniz.

Emzirirken yapılan diyet yada doğru beslenme ilkelerinin en başında bol su tüketmek gerekir. Yetişkin bir insan günde 1,5-2 lt su içerken emziren bir kadın için bu miktar4 litrelere kadar çıkabilmektedir. Hem kilo kaybınız için hem bundan daha da önemli olan süt miktarınız için su içmeniz çok önemlidir. Bir diğer önemli nokta ise öğün atlamak, her diyet tedavisinde olduğu gibi emzirirken beslenmede de ara öğün hayat kurtarır. Emzirmenin başladığı anda yavaş yavaş kan şekerinde düşme olur ve bu ani açlık hissi doğurabilir, bu anlarda beyniniz size şekerli yada tatlı bir şeyler yeme ihtiyacını emir verir ve siz kendinizi durduramazsınız. Bu durumda alacağınız önlem emzirme öncesinde ara öğün yapmış olmaktır ve bu ara öğün içeriğinde muhakkak süt veya ayran veya yoğurt ve yanında meyve- kuru meyve veya ayranı tamamlayacak bir galeta olabilir.

6 aylık emzirme dönemi hafif bir beslenme programı ile atlatıldıktan sonra daha emin ve kurallı bir diyet izlenebilir. Haftada 500 gr ile 1 kg arasında kilo kaybı hedeflenerek kişiye özel kalori ve beslenme durumu belirlenir. Sağlıklı bir beslenme davranışı düzenlenir kişinin hayatına uyumu sağlanırsa gebelik öncesi ağırlığa geri dönmek çok kolay olacaktır.

Unutmayın yapılan en büyük hata emzirme döneminde sütün aratacağını düşünerek çok şekerli besinler ile beslenmektir. Bu ani kilo artışına neden olur ve hatta bazı danışanlarımda ebelikten daha fazla bir ağırlığa çıkıldığına da çok sık rastladım. Bu nedenle mutlaka doğumdan hemen sonraki 1 ya da 2. Ayda diyetisyen yardımı alın, bu hem sizi eski kilonuza döndürecek hem de bebeğinizin ilerleyen dönemlerde beslenmesini doğru planlamanızı sağlayacaktır.

Sağlıklı nesiller yeiştirmek için annenin beslenme bilinci hayati önem taşır. Siz sevgili anneler doğru beslenirse çocuklarınızda aynı beslenme şekli ile yetişecektir.

Sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dilerim…




 
 
Sigara Bırakırken Beslenme
Ramazan ve Beslenme
B12 Vitamini Yetersizliği
Yeme Davranışı Bozuklukları
Selülit ve Bölgesel İncelme
Kanserde Doğru Beslenmenin Önemi
Meme Kanserinde Beslenme




BİYOGRAFİ

Öğretmen anne ve babanın ikinci kızları olan Hülya ÇAĞATAY 1981 yılında çok bağlı olduğu memleketi Rize'de doğdu. İlk ve orta öğretimini Rize'de tamamlayarak babasının ısrarı üzerine Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'ne  girerek meslek hayatına ilk adımını attı.2005 yılında mezun olduktan sonra okul yıllarının geçtiği ve ikinci memleketim dediği Ankara'dan ayrılıp İstanbul'a yerleşti.Taksim  Alman Hastanesi'nde klinik diyetisyen ve obezite danışmanı olarak görevine başladı.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi'nde kurum diyetisyenliği yaptıktan sonra, Este World Estetik ve Güzellik Merkezi'nde obezite danışmanlığı yaparken, LifeDetoks adı ile geliştirdiği  özel zayıflama felsefesini oluşturdu. Lifedetoks sistemi ile başarılı sonuçlar elde ederek, bu sistemi uzun dönemde uygulamaya devam etmiştir.


Annelik
       
Sigara Bırakırken Beslenme
Ramazan ve Beslenme
B12 Vitamini Yetersizliği
Yeme Davranışı Bozuklukları
Selülit ve Bölgesel İncelme
Kanserde Doğru Beslenmenin Önemi
Meme Kanserinde Beslenme
Dyt. Hülya Çağatay
Haberler
Basından
Soru & Cevap
Hesaplamalar
İletişim

TAKİP EDİN


  

copyright 2011 - Hülya Çağatay